Herkes bir facebook’lu ve twitter’lı olacak.

Sosyal Medya, İşveren Markasına katkı yapan en önemli unsurlardan biri. Artık firmalar, markaları yoluyla vermek istedikleri etkileri sosyal medyayı kullanarak kurgulayabiliyor ve istedikleri etkiyi yaratabiliyorlar. Sosyal Medyayı aktif kullanan firmalar olduğu kadar halihazırda bu mecrayı aktif olarak kullanmaya gerek duymayan veya tercih etmeyen firmalar da görmek mümkün.

Önemli olan sosyal medyayı kullanmak için bir amacın olması. 

Bu hem kişisel hem kurumsal kullanıcılar için de geçerli. 

Niçin ordasınız? 

Eminim bunu kişi ve firma açılarından sorsak, farklı cevaplar alır, farklı stratejilerle karşılaşırız. 

Kurumların sosyal medya mecrasına yakın tarihte çok daha güçlü bakmak zorunda kalacaklarını tahmin etmek zor değil. Aynı  zamanda Dünya’nın halihazırda en etkin işgücü olan ve kuşaksal yetkinlikleri konusunda bol bol konuşulan, tartışılan Y kuşağının hatta ve hatta yaşamları teknoloji olacak olan 2000 yılı ve sonrası doğan Z Kuşağını düşünecek olursak yukarıdaki kehanette bulunmak çok zor olmasa gerek. Keza şimdi feryat feryat Y kuşağını tartışan X kuşakları olduğu kadar, bizler Y kuşağı olarak bundan on yıl sonrasının yetenek ve işgücü yönetiminde Z kuşağının beklenti ve ihtiyaçlarını konuşuyor olacağız ki, bu şüphesiz  şimdikilerden çok farklı olacak. Firma açısından da bu durumu öngör(-e-)memek sadece başa gelecekleri ertelemek olur.

Öte yandan İnsan Kaynakları içinde Sosyal Medya tarafı için ayrı yöneticiler ve çalışanlar (-şu anda sadece belli başlı kurumlarda olduğu gibi-) olacaklar. İK’da sosyal medya ayrı bir uzmanlık alanı olacak. (-kaldı ki günümüzde de artık bu konuda uzmanlık programları ve aktif eğitimleri verilmeye başlandı-)  İK’da Sosyal Medya Stratejistliği ve buna bağlı işveren markasını takip eden kitle yönetimi önem kazanacak. İnternet hukuku üzerinde yapılacak olan çalışmalarda sosyal medya nasibini alacaktır.

Sosyal Medyanın etkisi kartopuna benzetebiliriz.

Dünya’da yapılan istatistiklere göre, facebook kullanıcılarının Çin ve Hindistan’dan sonra Dünyanın 3.büyük ülkesini oluşturabileceğini, facebook’a bir günde 700.000, twitter’a ise 300.000 insanın katıldığını, dakikada 44.481 tweet atıldığını, Lady Gaga’nın ABD Başkanı Obama’dan daha popüler olduğunu, youtube’un dünya üzerinde en çok ziyaret edilen 4.site olduğunu ve 65 milyon insanın akıllı telefon kullandığını, dakikada 90.000 iphone satıldığını biliyorsak firmaların ve insan kaynakları departmanlarının bu kartopundan nasibini almayacağını düşünmek hayli komik olur. Adayların ilgilendikleri bir firma hakkında yaptıkları ilk iş web’te araştırma yaparak firmayı ve/veya yöneticilerini sosyal medyada takip etmek. Hatta adaylar gün gelecek İK Yöneticilerinin bu alandaki konumlanmalarına ve itibarlarına bakacak. Şimdi bile bu değerlendirme kriterleri arasında. Bunu Z kuşağı çok daha etkin ve baskın halde yapacak. Aday/Kişi tarafında bu önemli bir değerlendirme kriteri halini alacak. Sosyal medyada varolmayan ve aktif kullanmayan İK Yöneticisinin veya CEO’nun gündemi ne kadar takip edebildiği, ne kadar vizyoner olduğu tartışılacak. Sosyal Medyada varolmak, varolmanın ötesinde aktif bir konumlandırma gerçekleştirmek olmazsa olmaz olacak.

Herkes birgün facebook’lu, herkes bir gün twitter’lı olacak 🙂

Nitekim firmalarda sosyal medya platformlarında sadık takipçileri olduğunun farkında. Demek ki, bir işveren markası aynı zamanda kişisel bir markada her yerde her platformda ve her koşulda bir “marka”. Bunu sosyal medyayı kullanarak biçimlendirmek ve şekil vermek mümkün. Sosyal medya hamurunu hedeflerden hareketle sonuçlara etkin, hızlı ve doğru ulaşabilmek için iyi yoğurabilmek lazım.

Hem kişisel hem de firma tarafında sosyal medyayı etkin ve doğru kullanalım.

Yorum Yapılmamış

Yorum Yaz