Bu yüzyılın mottosu “NE VEREBİLİRİM?” – MCT 20.İK Zirve Notları…

20.İnsan Kaynakları Zirvesi, 11-12 Şubat 2015 tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşti. Geçen senelerde olduğu gibi bu sene de MCT Danışmanlık’ın nazik daveti ile zirvede bulundum. Öncelikle kendilerine bu imkan için bir kez daha teşekkür ediyor, Türk Blog dünyasına desteklerinin son derece kıymetli olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum.

Bu sene ki zirvede pek çok duygu içerisinde gezindim. Pek çok farkındalık, o anın gelip onları keşfedişimi bana yaşatmak için vezile olan bu zirveyi beklemişler. Çünkü hakikatlar vesileler ile tezahür eder.

Zirvenin teması “Sahne Senin” idi. Bu bağlamda, pek çok kıymetli isim 360 derecelik sahnede, varlık göstermek, farkında olmak, bilinç, varlık şuuru, liderlik ve liderin sahnesi, farklılığın değeri, sahnede varlık göstermek gibi konu başlıklarında hazırladıkları sunumları bizlerle paylaştılar. Bu sene de zirve, geçen sene olduğu gibi pozitiftv den canlı olarak izlenebildi.

Beni etkileyen ve düşündüren sunumları yorumlarımla birlikte paylaşmak isterim :

Liderlik cinsiyetsizdir.

Sahnede Alper Utku / Didem Gürcüoğlu Tekay, dişil ve eril enerjinin farkları ve benzerlikleri üzerine bir süre sohpet ettiler. Liderliğin cinsiyeti olmadığına değindiler.

bc

Çünkü yaşadığımız çağda artık sadece bir cinsiyetin liderlik tarzını taşımak yetmiyor. Dişi ve Eril liderler birbirlerinin liderlik yeteneklerinden ilham almalılar. Bu noktadaki görüşlerimi, “Liderlik artık unisex” başlıklı yazımda siz değerli okuyucularımla paylaşmış ve liderliğin cinsiyetsizliğine değinmiştim. Kadın ve erkek cinsiyetlerinden gelen güçlerin farkında olarak ve onları bilerek, biri diğerine dönüşmeden, cinsiyetsiz bir liderlikte buluşmalılar. 21 yy liderliği, sadece eril veya sadece dişil yetileri kendisinde toplayan değil, cinsi kıyas ve rekabetten olabildiğince uzaklaşmış “insan” odaklı bir geleceğin liderliğini bize işaret ediyor.

Yetkin olmakla, özgüvenli olmak aynı şey değildir.

bc

Communication Training Inc. Başkanı, Uluslararası Danışman Susan Huskisson’ın “İletişim Performansınla Fark Yarat!” başlıklı sunumu da benim için etkileyici idi. Huskisson’ın ifade tarzı, yumuşaklığı ve konusuna hakimiyeti beni etkileyenler idi. Konuştuğun her anda liderlik için açık artırmadasın dedi. Yaptığımız sunumların bizi görünür kıldığına değindi. Hepimiz beden dillerimiz ile mesaj verdiğimizi belirten Huskisson, yetkin olmakla, özgüvenli olmak aynı şey değildir. Siz mesajsınız, Powerpoint değil! diyerek sunumunda köpeklere fısıldayan adam Cesar Millan örneğini verdi.

Şimdi likit topluma geçtik.

bc

IE Business School, Küresel Yönetim Çeşitlilik Merkezi Direktörü ve 2013 Top 50 Küresel Yönetim Düşünürleri arasında olan Prof.Dr. Celia De Anca “The Art of Science/Farklı Kimliklerle Varlık Gösterme Sanatı” başlıklı sunumunda ise, gelişmek için yalnız olmak ancak aksiyona geçmek için ise başkalarına ihtiyaç olduğundan bahsetti.

Farklılığın gücü cesarettir.

De Anca’nın değindiği en önemli kilit nokta yol kimliğimizi değil, varış kimliğimizi seçmenin zor olmasına yaptığı vurguydu beni etkileyen.

Yalnızlık değil midir, en yaratıcı insanları besleyen veya en etkileyici sanat eserlerinin ortaya çıkışı, sahiplerinin çektikleri acı ve yalnız dönemlerin bir sonucu değil midir? Ancak bazı insanlar vardır tek başına kalmak istemez, varlık göstermek için sayıca kalabalık gruplara, başka insanlara sarılırlar onlara ihtiyaç duyarlar.

Kanımca herkes önce kendine bakarak kendini bir sorgulamalı acaba ben bir yerde kendi öz varlığımla, kendim olarak varlık gösterebiliyor muyum? Yoksa yanımda hep birileri mi oluyor, birileri ile mi geziyorum? Sorun kendinize ve cevaplayın. Cevaplardan çok memnun olacağınızı sanmıyorum.

bc

Bedenimiz şu an, bugünü yaşıyor. Dikkati bedenimize yoğunlaştırırsak var olma kapasitemizi güçlendiririz.

Zirvenin benim için derin ilhamlı konuşmacısı Presence Institute Kurucu Ortağı Arawana Hayashi idi. Bilge insanlardaki yavaş hareket etme halini çok rahat görüyorduk. İsmi takdim edilince basamakları yavaş yavaş çıktı. Anı yaşayarak. Hissederek. Sakince seyircilere döndü ve bir süre sessiz kaldı. Etrafına baktı dikkatle. Huzur verici ses tonu ile konuşmasına başladı. Bedenimizin bugünü yaşadığı ve onu yeterince fark edip etmediğimizi sordu bizlere. Beden denen mülkümüzün son derece akıllı olduğunu (“This body can be very intelligent. This body knows things.”) ve olan biten her şeyden haberdar olduğunu aktardı.

 

Hayashi’nin bedenin önemine değindiği bu sunumu bana “Adil olmak, adaletli olmak önce “beden mülkünde başlar” başlıklı yazımda değindiklerimi anımsattı.  Beden mülkünde adaletli olmak ne demektir? Kendi içinde, kendisine karşı adil olamayan bir insan, etrafına karşı hiçbir şekilde adil olamaz demektir. Bu nedenle, liderlik özelliklerinden bahsederken, “adil/adaletli” olmak en ön sıralardadır. Keza adil olmayı başaran bir insan, bilmeliyiz ki evvela kendi beden mülkünde adaleti sağlamıştır. Yani ruhunu da, nefsini de bilmiştir. Keza kendinden haberi olmayanın,”kul” olmayanın adil ve hakkaniyetli olması imkansızdır.

Şirketlerin zihni,kalbi ve bedeni vardır. Tıpkı insan gibi !

Bir şirketinde sosyal bir bedeni vardır. Birlikte nasıl ileriye doğru hareket edebileceğini araştıran, bunun için çalışan, varoluşunu anlamlandıran. İşte bu bir zekadır. Şirketlerin de tıpkı insanlar gibi zekaları ve kavrayış yetileri vardır. Birlikte hareket etmenin kavrayış gücünü, gelişmek ve büyümek için kullanırlar. Bir şirktin sahip olması gereken varlığı, zihni, kalbi ve bedeni ile birlikte çerçevesi çizilen bütünlüğüdür. Tıpkı insan gibi !

Yaratıcı sunumlar denilince başarılı bir isim : Tanyer Sönmezer

bc

 “Sahne Üzerinde Olmadan Sahnede Varlık Gösterebilmek” başlıklı sunumu tıpkı geçen senelerdekiler gibi yaratıcıydı. Farklıydı. Başarılıydı. Sıradanlıktan ayrışan bir sahne şovuydu. Sönmezer sadece bir CEO değil aynı zamanda başarılı ve yetenekli bir sahne insanı. Çünkü her CEO’nun buna yeteneği yoktur. Veya isteği yoktur. Veya yeterince cesur değildir…vs. Huskisson’ın dediği gibi düşünülmüş, kurgulanmış ve sadece bir sunum yapmaktan öte, ruhundaki farklılığı cesaretle ortaya koyan bir isim Tanyer Sönmezer.

Kalbimiz, sahip olduğumuz tüm bilgilerin kaynağıdır. Çözüm yeridir.

İç sesine kulak veren liderler başlıklı sunumuyla Presence Ins. Danışmanlarından  Dr.Martin Kalungu-Banda, benimle aynı kafada olan biriydi 🙂 Dünyanın her yerinde; “Kalbimin sesi bana şunu söyledi” cümlesinin her yerde bir karşılığı vardır dedi. İnsanın kapasitesini tam anlamıyla kullanmak için bazen molalar vermek gerektiğine değinerek, kendimize şu soruyu sormamız gerektiğini belirtti :

“Olabileceğim en iyi BEN kim olabilir? Ne için çalışıyorum ve ne için burdayım?”

Siz değerli okuyucularım iyi bilirler her zaman söylediklerimden biri; kalbimizin yolunun, kendi gerçeğimizin yolu olduğudur. Kalbimizin sesi, vicdanımızın sesidir. Vicdanımızın sesi, Allah’ın sesidir. Duyan, duyabilen, duyduğunu anlayabilen ve onu dinleyen her zaman kazanmıştır. Kalbine Danış başlıklı yazımda Banda’nın aktardıklarına benzer şekilde konuyu ele almıştım.

Kalbinizin yerine aklınızı dinlediğinizi sanmayın. Kalp, yaptığımız, yapacağımız ve yapabileceğimiz neler varsa hepsinin, herşeyin kaynağıdır. Kalbimiz, sahip olduğumuz tüm bilgilerin kaynağıdır. Çözüm yeridir.

bc

Cesaret neleri değiştirebilir başlıklı sunumuya üç kez Nobel Barış ödülüne aday olmuş olan, Niwano Barış Ödülü sahibi, aktivist Dr.Scilla Elworthy 20.İK Zirvesinin en kült cümlesini kurdu:

Geçen yüzyılın mottosu “NE ALABİLİRİM?”di.

Bu yüzyılın mottosu “NE VEREBİLİRİM?” !

İçinde bulunduğumuz çağın, altın çağ olduğunu ve bizlerin çok önemli bir çağda varolduğumuzu bu nedenle ayrı bir bilinç ve farkındalık içinde olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Benimle aynı fikirde olacak ki, Michio Kaku’da Tip-0′ dan Tip-1 gelişmişlik düzeyine geçişi gerçekleştirecek çağ insanlığı olduğumuzu belirtiyor. Mercan Dede, zirvenin 20.yılına özel olarak ikinci gün bir konser vermesi için davet edilmiş olan isimdi. Seçilen ismin sufi müziğinin önemli bir temsilcisi olduğunu düşünecek olursak, 20. İK Zirvesi’nde kalbin ve ruh ile artan bilgeliğin damga vurduğunu söylemek yalnış olmaz. Keza liderlik yetilerinden bahsederken ruhaniyete dokunmayan herşey yavan kalmaya mahkumdur. Yeni Çağ Liderliği, kuşkusuz ruhsal ilerleme süreci ile şuurlu bir yaşam içerisinde kendini var eden liderlik olacaktır.

2016 yılı 21.İK Zirvesi….

Görüşmek üzere…

10959752_1073784969315360_1748997760639944803_n

Fotoğraflar ; flickr.com/İnsan Kaynakları Zirvesi

Yorum Yapılmamış

Yorum Yaz