The State of the Art – İşini Sanat Gibi Yap!

Nerede bir işi, olması gerekenin dışında kendisinden artı bir şey katarak özenle yapan birini görsem hemen tanırım. Öte yandan, yaptığı işi sadece “yapmak” için yapıp geçeni de anlarım. Güçlü bir gözü olan, beklentilerin ötesine çıkmaya hevesli ve yaptığı işi seven herkes beni anlayacaktır.

Bu nedir biliyor musunuz?
“The State of the Art”, yani bir işin sanat düzeyinde yapılması.

Üretim, teknoloji, bilim, spor, yemek, sanat veya insan emeği gerektiren herhangi bir işi, en hassas planlama ve en kaliteli malzeme/ürün/hizmet seviyesi kullanarak sunma becerisi ve seviyesidir the state of the art…

Hani görünce anlarız, iş değil, sanki sanat yapıyor deriz; şiir gibi yapıyor deriz 🤗 İşte buna dünya literatüründe “The State of the Art” deniyor.

Gündelik rutin bir iş yaparken veya son derece dikkat gerektiren bir iş yaparken, kişinin bu donanım, bu farkındalık ve bu özenle dikkatini yaptığı işe yansıtmasıdır. İşi, iş olarak değil, kendinden de bir şey katarak yapmasıdır.

Eğer bir tasarımcı, fotoğrafçı, boyacı, mimar, ahçı, eğitimci, mühendis ya da yönetici/müdür iseniz; yaptığınız iş her ne ise…

Yaptığınız işin detaylarını gözden kaçırarak değil, yakalayarak başarılı olabilirsiniz ancak. Çünkü bütünü bütün yapan, onu oluşturan detaylardır!

Yani eskilerin tabiriyle işe alın teri yanında göz nuru dökmektir.
Kişinin yaptığı işin önem ve büyüklüğü ne olursa olsun, bilgi düzeyini, uzmanlığını, sanatsal/estetik inceliğini, bakış açısını, olgunluğunu, kapasitesini, yaptığı işe “kendi tarzında” yansıtmasıdır.

Yaptığınız işi, iş diye mi yapıyorsunuz yoksa yaptığınız iş ne olduğu farketmeksizin, o işte sanatınızı mı konuşturuyorsunuz?

Şahsen ben, hiçbir zaman sıradan ve vasat iş sevmediğim için; the state of the art yaptığımız tüm işlerde/projelerde/hizmetlerde benim felsefem…

Yorum Yapılmamış

Yorum Yaz